Type any word!

"carries" in Turkish

taşırbulundururiçerir

Definition

“Carries”, bir şeyi taşımak, bir yerden başka bir yere götürmek anlamına gelir. Aynı zamanda bir şeyi içermek veya bulundurmak için de kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle fiziksel nesneler için kullanılır: 'She carries a bag.' Ayrıca, mağazada ürün bulundurmak için de geçerlidir ('The shop carries this brand'). 'carry', 'wear' ve 'bring' arasındaki farklara dikkat edin.

Examples

He carries two books to school every day.

O her gün okula iki kitap **taşır**.

This bus carries people to the city center.

Bu otobüs insanları şehir merkezine **taşır**.

The shop carries fresh bread in the morning.

Bu dükkânda sabahları taze ekmek **bulunur**.

She always carries cash, just in case her card doesn't work.

Kartı çalışmazsa diye her zaman yanında nakit para **taşır**.

Her voice carries across the room, so everyone can hear her.

Sesi onun sesi odada **yankılanır**, bu yüzden herkes duyar.

He still carries a lot of guilt about what happened.

O hâlâ olanlar için çok fazla suçluluk duygusu **taşıyor**.