"carried" in Turkish
Definition
‘Taşımak’ fiilinin geçmiş zaman hali; bir şeyi bir yerden başka bir yere götürmek veya bilgi, ses, duygu aktarmak anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
'Carried' genellikle fiziksel nesneler için ('çanta taşıdı') kullanılır, ama mecazi anlamları da var ('Haber tüm kanallarda yayıldı'). Giysi için 'carried' değil, 'wore' kullanılır.
Examples
She carried the box upstairs.
O kutuyu yukarı **taşıdı**.
He carried his son to bed.
Oğlunu yatağa **taşıdı**.
The wind carried the smell of bread into the house.
Rüzgar ekmek kokusunu eve **taşıdı**.
Her voice carried across the hall, even without a microphone.
Sesi mikrofonsuz dahi tüm salona **yayılmıştı**.
The team carried the project through a really difficult year.
Takım, projeyi çok zorlu bir yılda **başarıyla tamamladı**.
That memory carried me through some hard days.
O anı, zor günleri **atlatmamı sağladı**.