"canned" in Turkish
Definition
Uzun süre taze kalması için yiyecek veya içeceğin kutuya konmuş hali. Ayrıca önceden kaydedilmiş ses, müzik ya da yanıtlar için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
En çok isimlerin önünde kullanılır: 'canned food', 'canned music' gibi. Hazır kayıtlar veya gülme sesi için kullanıldığında yapay veya olumsuz gelebilir. Argo olarak işten çıkarılmak anlamına da gelir.
Examples
We always keep some canned soup in the kitchen.
Mutfağımızda her zaman biraz **konserve** çorba bulunduruyoruz.
The radio played a canned announcement.
Radyoda bir **önceden kaydedilmiş** duyuru çaldı.
She doesn’t like canned vegetables.
O, **konserve** sebzeleri sevmez.
I can’t stand the canned laughter on sitcoms.
Sitcom'lardaki **hazır** gülme seslerine dayanamam.
After losing his job, he joked, 'Yep, I got canned.'
İşini kaybettikten sonra şaka yaptı: 'Evet, **kovuldum**.'
Most fast food places use canned tomato sauce for their pizza.
Çoğu fast food restoranı pizzaları için **konserve** domates sosu kullanır.