"bystander" in Turkish
Definition
Bir olaya veya kazaya doğrudan dahil olmayan, sadece orada olup izleyen kişi.
Usage Notes (Turkish)
Kaza, suç veya toplumsal olaylarda sık kullanılır. 'Masum seyirci' veya 'pasif seyirci' ifadeleriyle birlikte görülür. 'Bystander effect', yardım etmeme eğilimini açıklar.
Examples
The bystander did not do anything during the accident.
Olay sırasında **seyirci** hiçbir şey yapmadı.
Many bystanders watched as the fire grew.
Birçok **seyirci** yangının büyümesini izledi.
The police asked a bystander for information.
Polis, bir **seyirciden** bilgi istedi.
He was just an innocent bystander who got caught in the chaos.
O sadece kaosun ortasında kalan masum bir **seyirci**ydi.
Sometimes being a bystander is harder than being involved.
Bazen **seyirci** olmak, dahil olmaktan daha zordur.
Did any bystanders see what happened here?
Burada ne olduğunu gören **seyirciler** var mı?