"bullpen" in Turkish
Definition
Beyzbolda bullpen; rahatlatıcı atıcıların ısındığı alandır. Ofislerde ise birçok çalışanın birlikte çalıştığı büyük açık alan anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
'Bullpen' sözcüğü sporlarda genellikle atıcılarla ilgilidir. Ofiste, açık ve yoğun çalışılan bir ortamı ima eder. Gündelik konuşmada nadiren kullanılır.
Examples
The relief pitcher is waiting in the bullpen.
Rahatlatıcı atıcı **bullpen**'de bekliyor.
There are ten people working together in the bullpen.
**Bullpen**'de on kişi birlikte çalışıyor.
The new office has a big bullpen for the sales team.
Yeni ofiste satış ekibi için büyük bir **bullpen** var.
She walked past the bullpen and waved to her coworkers.
O, **bullpen**'in önünden geçti ve iş arkadaşlarına el salladı.
The manager called the next pitcher from the bullpen.
Müdür, bir sonraki atıcıyı **bullpen**'den çağırdı.
After lunch, everyone returned to the bullpen to finish their work.
Öğle yemeğinden sonra herkes işini bitirmek için **bullpen**'e döndü.