"browns" in Turkish
Definition
'Kahverengi'nin çoğulu olarak farklı ton veya nesneleri anlatır; fiil olarak genellikle yemek yaparken bir şeyi kahverengileştirmek anlamında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'Browns' daha çok yemek pişirirken kullanılır: 'She browns the onions.' İnsanlar için kullanılmaz; takım veya soyad ile karıştırılabilir.
Examples
She browns the meat before adding the vegetables.
Sebzeleri eklemeden önce eti **kahverengileştirir**.
The leaves turn beautiful browns in autumn.
Sonbaharda yapraklar güzel **kahverengiler**e döner.
He browns bread in the toaster.
Tost makinesinde ekmeği **kahverengileştirir**.
My painting uses lots of deep browns for the tree trunks.
Resmimde ağaç gövdeleri için bolca koyu **kahverengi** kullandım.
He always browns the onions first to bring out the flavor.
Lezzeti ortaya çıkarmak için soğanı önce her zaman **kahverengileştirir**.
The Cleveland Browns lost the game last night.
Cleveland **Browns** dün gece maçı kaybetti.