"brooks" in Turkish
Definition
Doğal olarak arazide akan, küçük ve dar su akıntıları. Genellikle doğa betimlemelerinde geçer.
Usage Notes (Turkish)
‘Derecik’ ya da ‘küçük akarsu’ kelimeleri doğa yazılarında ya da şiirsel anlatımlarda kullanılır; günlük dilde ‘dere’ daha yaygındır.
Examples
The brooks near the village are clean and cold.
Köyün yakınındaki **derecikler** temiz ve soğuktur.
We crossed two brooks during our walk.
Yürüyüş sırasında iki **derecik**ten geçtik.
In spring, the brooks are full of water.
İlkbaharda **küçük akarsular** suyla doludur.
The cabin is tucked between pine trees and little brooks.
Kulübe, çam ağaçları ve küçük **derecikler** arasında gizlenmiştir.
After all that rain, the brooks were running fast.
O kadar yağmurdan sonra, **derecikler** hızlıca akıyordu.
I love hearing brooks in the background when I go camping.
Kamp yaparken arka planda **derecikler**in sesini duymayı seviyorum.