"broaden" in Turkish
Definition
Bir şeyi daha geniş veya genel yapmak, ya da bilgi, deneyim veya bakış açısını arttırmak.
Usage Notes (Turkish)
'broaden your mind', 'broaden your horizons', 'broaden experience' gibi soyut kavramlarla sık kullanılır. Genelde fikir veya beceri artırmak için kullanılır, fiziksel genişlik için de geçerlidir.
Examples
Travel can broaden your mind.
Seyahat, zihninizi **genişletebilir**.
The river will broaden after the rain.
Yağmurdan sonra nehir **genişleyecek**.
Reading helps children broaden their vocabulary.
Okumak, çocukların kelime bilgisini **genişletmelerine** yardımcı olur.
I want to broaden my horizons by learning a new language.
Yeni bir dil öğrenerek ufkumu **genişletmek** istiyorum.
Attending different workshops has really broadened my skills.
Farklı atölyelere katılmak, becerilerimi gerçekten **genişletti**.
Try new foods to broaden your taste preferences.
Yeni tatlar denemek, damak tadınızı **genişletir**.