Tapez n'importe quel mot !

"brink" in Turkish

eşiğindekenar

Definition

Bir şeyin kenarı veya başlangıcı; genellikle büyük bir değişim ya da tehlikenin çok yakın olduğunu ifade eder.

Usage Notes (Turkish)

En çok 'on the brink of' gibi ifadelerde, resmi ya da edebi ortamlarda kullanılır. Çoğunlukla dramatik bir an ima eder. Günlük konuşmada fiziksel kenar anlamında nadiren kullanılır.

Examples

The car stopped at the brink of the cliff.

Araba uçurumun **kenarında** durdu.

They are on the brink of discovering a cure.

Bir keşif yapmanın **eşiğindeler**.

She stood on the brink of the river, looking across.

Nehir **kenarında** durdu ve karşıya baktı.

The company is on the brink of collapse.

Şirket çöküşün **eşiğinde**.

After months of hard work, he finally felt he was on the brink of success.

Aylarca çalıştıktan sonra nihayet başarının **eşiğinde** olduğunu hissetti.

We were living on the brink for years, always close to losing everything.

Yıllarca **eşiğinde** yaşadık, her an her şeyi kaybetmeye yakındık.