"brings" in Turkish
Definition
'Brings' bir şeyi bir yere götürmek veya bir durum, his ya da sonucu ortaya çıkarmak anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'he', 'she', 'it' gibi tekil öznelerle kullanılır: 'She brings coffee.' Sık kullanılan kalıplar: 'bring something to someone', 'bring back', 'bring up', 'bring good/bad news'. 'Bring' yaklaşan hareketi, 'take' uzaklaştırmayı gösterir.
Examples
He brings lunch to school every day.
O, her gün okula öğle yemeği **getirir**.
This music brings me peace.
Bu müzik bana huzur **getirir**.
She brings her little brother home after class.
Derslerden sonra küçük kardeşini eve **getirir**.
He always brings up that old story at family dinners.
O, aile yemeklerinde her zaman o eski hikayeyi **gündeme getirir**.
What brings you to this part of town?
Seni bu şehre **getiren** şey ne?
She brings so much energy to the team.
Takıma çok enerji **getirir**.