"brighten" in Turkish
Definition
Bir şeyi daha aydınlık hale getirmek veya birini daha mutlu ve neşeli yapmak.
Usage Notes (Turkish)
'Brighten up' ifadesi hem fiziksel (oda, hava) hem de duygusal (gününü aydınlatmak) anlamda kullanılabilir. Duygusal kullanımda 'cheer up'tan daha resmidir.
Examples
The sun will brighten the room in the morning.
Güneş sabahleyin odayı **aydınlatacak**.
Flowers can brighten your home.
Çiçekler evini **aydınlatabilir**.
Her smile can brighten anyone's day.
Onun gülümsemesi herkesin gününü **aydınlatabilir**.
Let's add some lights to brighten up the garden for the party.
Parti için bahçeyi **aydınlatmak** adına biraz ışık ekleyelim.
A little kindness can really brighten someone's mood.
Biraz nezaket gerçekten birinin ruh halini **neşelendirebilir**.
When he heard the good news, his face brightened instantly.
İyi haberi alınca yüzü anında **aydınlandı**.