"bravely" in Turkish
Definition
Korku veya tehlike karşısında cesaret göstererek hareket etme durumu.
Usage Notes (Turkish)
'fight bravely', 'face bravely' gibi fiillerle sık kullanılır; gündelik ve kolay işler için kullanılmaz.
Examples
The soldier fought bravely in the battle.
Asker savaşta **cesurca** savaştı.
She bravely spoke in front of the big crowd.
O, büyük kalabalık önünde **cesurca** konuştu.
He bravely faced his fears.
Korkularıyla **cesurca** yüzleşti.
Even though she was scared, she bravely jumped into the water to save the child.
Korkmasına rağmen çocuğu kurtarmak için suya **cesurca** atladı.
The team bravely continued the race after their leader was injured.
Takımlarının lideri yaralandıktan sonra yarışa **cesurca** devam ettiler.
"You bravely stood up for what you believed in," her friend said with admiration.
"Sen inandığın şey için **cesurca** ayağa kalktın," dedi arkadaşı hayranlıkla.