Type any word!

"brave" in Turkish

cesur

Definition

Tehlike, acı ya da korku karşısında cesaret gösteren kişileri anlatır. Hem büyük kahramanlıkları hem de günlük küçük cesaret örneklerini tanımlar.

Usage Notes (Turkish)

'brave enough to + fiil' ve 'it was brave of someone to + fiil' gibi kalıplarla sık kullanılır. 'Bold'dan daha olumlu ve korkuya rağmen cesareti vurgular. 'Bravery' (isim) ile karıştırmayın.

Examples

The brave firefighter saved the child.

**Cesur** itfaiyeci çocuğu kurtardı.

She was brave enough to speak in front of the class.

O, sınıfın önünde konuşacak kadar **cesurdu**.

It was brave of him to tell the truth.

Doğruyu söylemesi onun için gerçekten **cesurca** bir hareketti.

I'll be honest—I wasn't brave enough to try that.

Dürüst olacağım—bunu deneyecek kadar **cesur** değildim.

That was a brave decision, especially under all that pressure.

O, özellikle bu kadar baskı altında, çok **cesurca** bir karardı.

You don't have to act brave all the time—it's okay to ask for help.

Her zaman **cesur** davranmak zorunda değilsin—yardım istemekte sakınca yok.