"bowser" in Turkish
Definition
'Bowser', özellikle Avustralya ve Yeni Zelanda'da, sıvı (yakıt veya su gibi) taşıyan araç ya da akaryakıt istasyonundaki pompa anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Bu kelime İngilizce'de genellikle Avustralya/Yeni Zelanda'da kullanılır; diğer ülkelerde 'tanker' ya da 'yakıt pompası' terimi tercih edilir. Oyun karakteriyle ilgisi yoktur.
Examples
The bowser delivered water to the farm during the drought.
Kuraklık sırasında çiftliğe suyu **akaryakıt tankeri** getirdi.
A fuel bowser is parked near the airport.
Bir akaryakıt **tankeri** havaalanının yakınında park halinde.
Can you fill the tank from the bowser, please?
Depoyu **yakıt pompası**ndan doldurur musun, lütfen?
In Australia, you might hear people say, 'I’m heading to the bowser to fill up.'
Avustralya'da 'Yakıt almak için **yakıt pompası**na gidiyorum' diyeni duyabilirsiniz.
The old truck acted as a makeshift bowser during the festival.
Eski kamyon festivalde geçici bir **akaryakıt tankeri** görevi gördü.
When the station’s bowser broke, no one could get fuel for hours.
İstasyondaki **yakıt pompası** bozulduğunda saatlerce kimse yakıt alamadı.