اكتب أي كلمة!

"bounty" بـTurkish

ödülbolluk

التعريف

'Bounty', birini yakalamak veya bir şeyi bulmak için sunulan ödüldür. Ayrıca, özellikle yiyeceklerde veya doğal ürünlerde büyük bir bolluk anlamında da kullanılır.

ملاحظات الاستخدام (Turkish)

'Ödül' anlamı daha çok resmi veya hikayelerde kullanılır ('kafasına ödül konmak' gibi). 'Bolluk' anlamıysa edebi veya betimleyici kullanımlarda görülür ('hasadın bolluğu' gibi). 'Reward' genel, günlük hayatta daha sık kullanılır; karıştırmayın.

أمثلة

The police offered a bounty for information about the thief.

Polis, hırsız hakkında bilgi verene **ödül** sundu.

The garden gave us a bounty of tomatoes this summer.

Bahçemiz bu yaz bize bolca domates **bolluğu** verdi.

There is a bounty on the escaped prisoner.

Kaçak mahkumun başına **ödül** koyuldu.

Back then, hunters could collect a bounty for every wolf they killed.

O zamanlar avcılar her öldürdükleri kurt için **ödül** alabiliyordu.

After the storm, locals shared the sea's bounty with their neighbors.

Fırtınadan sonra yerliler denizin **bolluğunu** komşularıyla paylaştı.

That movie made bounty hunters look cooler than they really are.

O film, **ödül avcılarını** gerçekte olduğundan daha havalı gösterdi.