Type any word!

"boundary" in Turkish

sınırsınır çizgisi

Definition

Sınır, bir alanın sonunu veya bir şeyin (davranış, sorumluluk gibi soyut kavramların da) limitini gösteren çizgi ya da noktadır.

Usage Notes (Turkish)

'Boundary', hem fiziksel (ülke arası gibi) hem de soyut (kişisel sınırlar) anlamda kullanılır. 'set a boundary', 'boundary between', 'cross a boundary' gibi ifadelerde geçer. 'Border' ise genellikle ülkeler arası politik sınırdır; karıştırmayın.

Examples

The river marks the boundary between the two countries.

Nehir iki ülke arasındaki **sınırı** belirler.

Please respect my personal boundary.

Lütfen kişisel **sınırıma** saygı göster.

Do not cross the boundary line.

**Sınır** çizgisini geçmeyin.

Sometimes it's hard to tell exactly where the boundary is.

Bazen tam olarak **sınırın** nerede olduğunu anlamak zordur.

We've set clear boundaries so everyone knows their responsibilities.

Herkes sorumluluklarını bilsin diye açık **sınırlar** koyduk.

He tends to push the boundaries at work to see what he can get away with.

İş yerinde ne kadar ileri gidebileceğini görmek için **sınırları** zorlamaya eğilimlidir.