"boredom" in Turkish
Definition
Hiçbir şey ilginç gelmediğinde veya yapılacak bir şey olmadığında hissedilen isteksizlik veya aynı durumdan bıkkınlık hissi.
Usage Notes (Turkish)
Resmî bir isimdir; kişinin kendisi için değil, his olarak kullanılır. Genellikle 'sıkıntı hissetmek', 'sıkıntıdan' gibi ifadelerde geçer. 'He is a boredom' gibi kullanılmaz.
Examples
I felt boredom during the long lecture.
Uzun ders sırasında **sıkıntı** hissettim.
Reading helps me escape boredom.
Okumak, **sıkıntı**dan kaçmama yardımcı oluyor.
Too much free time can lead to boredom.
Çok fazla boş zaman, **sıkıntı**ya yol açabilir.
He started doodling out of boredom during the meeting.
Toplantıda **sıkıntı**dan karalamaya başladı.
The movie was so slow that boredom set in.
Film o kadar yavaştı ki **sıkıntı** bastı.
Kids often complain about boredom during long family trips.
Çocuklar uzun aile yolculuklarında sık sık **sıkıntı**dan şikayet eder.