"bono" in Turkish
Definition
‘Kupon’ alışverişte veya hizmetlerde indirim sağlayan belge; ‘tahvil’ finansal bir yatırım aracı; ‘prim’ ise işte fazladan verilen ödüldür. Anlama bağlama göre değişir.
Usage Notes (Turkish)
‘Kupon’ alışveriş ya da hizmette, ‘tahvil’ finans ortamında, ‘prim’ ise iş hayatında duyulur. Hangi anlamın kullanıldığını bağlam belirler.
Examples
I received a bono for free groceries.
Ücretsiz market alışverişi için bir **kupon** aldım.
The government issued a new bono this year.
Hükümet bu yıl yeni bir **tahvil** çıkardı.
Maria got a holiday bono at work.
Maria işte tatil **primi** aldı.
You can use this bono at any participating store downtown.
Bu **kuponu** şehir merkezindeki tüm katılımcı mağazalarda kullanabilirsin.
Investors are interested in the new five-year government bono.
Yatırımcılar yeni beş yıllık devlet **tahviline** ilgi gösteriyor.
Employees look forward to getting their end-of-year bono.
Çalışanlar yıl sonu **primini** dört gözle bekliyor.