"bonded" in Turkish
Definition
Birine ya da bir şeye güçlü şekilde bağlı olmak; kimi zaman iş, sigorta ya da kimyasal bağ anlamında.
Usage Notes (Turkish)
'Bonded as friends' derin arkadaşlık belirtir; iş dünyasında 'bonded employee' arka planı ve sigortası kontrol edilen personeldir. Sadece 'connected' daha genel ve resmiyetsizdir.
Examples
We became bonded after experiencing the trip together.
Birlikte yolculuk yaptıktan sonra çok **bağlı** olduk.
The two pieces of metal are bonded together.
İki metal parça **kenetlenmiş** durumda.
He works for a bonded cleaning company.
Bir **teminatlı** temizlik şirketinde çalışıyor.
We're really bonded now after all we've been through.
Yaşadığımız her şeyden sonra artık gerçekten **bağlı** hissediyoruz.
Their team feels tightly bonded because they trust each other completely.
Takımlarındaki herkes birbirine tamamen güvendiği için çok **kenetlenmiş** hissediyorlar.
All employees are bonded for your peace of mind.
Tüm çalışanlarınızın huzuru için **teminatlıdır**.