Ketik kata apa saja!

"bogart" in Turkish

tek başına almakpaylaşmamak

Definition

Paylaşılması gereken bir şeyi sadece kendin için almak veya elinde tutmak.

Usage Notes (Turkish)

Resmi olmayan, argo bir ifadedir. Yemek, içecek veya birlikte kullanılan nesnelerde sıkça kullanılır. 'Don't bogart' ifadesiyle sıkça karşılaşılır. Resmi yazışmalarda kullanılmaz.

Examples

Don't bogart all the chips—let others have some.

Bütün cipsleri **tek başına alma**—başkalarına da bırak.

He likes to bogart the remote and never lets anyone else choose the channel.

Kumandayı **tek başına alıyor** ve kimseye kanal seçtirmiyor.

Please don't bogart the conversation—let others talk too.

Lütfen **sohbeti tek başına alma**—başkaları da konuşsun.

Hey, don’t bogart that pizza—pass me a slice!

Hey, o pizzayı **tek başına alma**—bana da bir dilim ver!

She totally bogarted the spotlight at the meeting.

Toplantıda tüm ilgiyi **üzerine çekti**.

You always bogart the best jokes and don’t let anyone else tell them first.

Her zaman en iyi şakaları **tek başına alıyorsun** ve kimseye önce söyleme fırsatı vermiyorsun.