"boasting" in Turkish
Definition
Kendinden ya da yaptığı bir şeyden aşırı gururla bahsetmek; genellikle başkalarını etkilemek için.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle gayriresmi olarak kullanılır; birisi sürekli kendinden bahsederse olumsuz algılanabilir. 'about' ile birlikte kullanılır. 'Bragging' ile benzer; bazen haklı bir şekilde övünmek olumlu algılanabilir.
Examples
He kept boasting about his test score.
Sürekli sınav notuyla **övünüyordu**.
Stop boasting and help us with the work.
**Övünmeyi** bırak ve bize yardım et.
The team was boasting after their big win.
Takım büyük galibiyetten sonra **övünüyordu**.
She can't stop boasting about her new promotion—it gets annoying.
Yeni terfisiyle ilgili **övünmeyi** bırakamıyor—bu oldukça sinir bozucu.
There's a fine line between boasting and sharing good news.
**Övünmek** ile iyi haberleri paylaşmak arasında ince bir çizgi vardır.
Is he really that good or just boasting?
O gerçekten o kadar iyi mi yoksa sadece **övünüyor** mu?