"blurry" in Turkish
Definition
Bir şey bulanıksa, net veya keskin değildir; ayrıntıları iyi göremezsiniz. Genellikle fotoğraf, görüntü veya anılar için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
En çok fotoğraf, görüntü veya görüş açıklığı için kullanılır ('blurry photo', 'blurry vision'). Sesler için kullanılmaz.
Examples
The picture is blurry and I can't see your face.
Fotoğraf **bulanık**, yüzünü göremiyorum.
My vision gets blurry when I take off my glasses.
Gözlüğümü çıkarınca görüşüm **bulanıklaşıyor**.
Her memories of childhood are blurry.
Çocukluk anıları **bulanık**.
Everything looked blurry after swimming without goggles.
Gözlüksüz yüzünce her şey **bulanık** görünüyordu.
Sorry the video is blurry—the camera didn't focus.
Üzgünüm, video **bulanık** olmuş—kamera odaklamamış.
It was so foggy that the road became really blurry in the distance.
O kadar sisliydi ki, uzaktaki yol gerçekten **bulanık** görünüyordu.