"blow" en Turkish
Definición
Ağızdan hava üflemek veya rüzgarın hareketi. Ayrıca ani bir fiziksel darbe ya da duygusal şok anlamına gelir.
Notas de Uso (Turkish)
Fiil: 'mumları üflemek', 'rüzgar esiyor'. İsim: 'koluna darbe aldı', 'özgüvenine darbe'. 'blow up' (patlamak) veya 'blow off' (umursamamak) ile karıştırmayın.
Ejemplos
Can you blow on this to cool it down a bit?
Bunu biraz soğutmak için **üfleyebilir** misin?
Please blow out the candles on the cake.
Lütfen pastadaki mumları **üfle**.
The wind can blow very hard in winter.
Kışın rüzgar çok sert **esebilir**.
He received a blow to the arm during the game.
Oyun sırasında koluna bir **darbe** aldı.
Don’t blow your chance to impress them at the interview.
Mülakatta onları etkileme **şansını kaçırma**.
The news was a real blow to her plans.
Haber, onun planları için gerçek bir **darbe** oldu.