"bloodthirsty" Turkish में
परिभाषा
Şiddet ve özellikle öldürme ya da kan akıtmaktan zevk alan veya bunu isteyen kişi ya da şeyleri tanımlar.
उपयोग नोट्स (Turkish)
Genellikle edebi eserlerde, filmlerde veya aşırı saldırgan davranışları eleştirirken kullanılır; gündelik ve nazik konuşmalarda tercih edilmez.
उदाहरण
The villain in the story was bloodthirsty and cruel.
Hikayedeki kötü adam **kanlı** ve zalimdi.
Some bloodthirsty animals hunt at night.
Bazı **kanlı** hayvanlar gece avlanır.
He had a bloodthirsty look in his eyes.
Gözlerinde **kanlı** bir ifade vardı.
That old movie was too bloodthirsty for me—I couldn't watch all the violence.
O eski film benim için çok **kanlıydı** – tüm şiddeti izleyemedim.
The competition turned bloodthirsty when the teams started cheating and arguing.
Takımlar hile yapıp tartışmaya başlayınca yarışma **kanlı** hale geldi.
Some fans at the game got really bloodthirsty and started chanting for a fight.
Maçtaki bazı taraftarlar çok **kanlı** bir şekilde kavga istemeye başladı.