Type any word!

"bloodstream" in Turkish

kan akışı

Definition

Vücuttaki damarlar yoluyla kanın akışı; oksijen ve besinleri hücrelere taşır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle tıbbi veya bilimsel ortamlarda kullanılır. Günlük konuşmada kan için kullanılmaz. Örnekler: 'kan akışına girmek', 'kan akışında bulunmak'.

Examples

The medicine quickly enters the bloodstream.

İlaç hızla **kan akışına** girer.

Sugar is absorbed into the bloodstream after you eat.

Yemekten sonra şeker **kan akışına** emilir.

Oxygen travels through the bloodstream to reach your organs.

Oksijen, organlarınıza ulaşmak için **kan akışından** geçer.

Some viruses can remain in your bloodstream for weeks without symptoms.

Bazı virüsler haftalarca belirti göstermeden **kan akışınızda** kalabilir.

Caffeine hits the bloodstream fast, which is why you feel alert quickly.

Kafein hızla **kan akışına** karışır, bu yüzden hemen kendinizi zinde hissedersiniz.

Doctors check your bloodstream for infections after surgery.

Doktorlar ameliyattan sonra **kan akışınızda** enfeksiyon olup olmadığını kontrol ederler.