"bloated" en Turkish
Definición
Bir şeyin fazla gaz, sıvı veya yiyecek nedeniyle normalden büyük ve şişkin olması durumu. Genellikle mide için kullanılır ama sıvı veya hava ile şişen başka şeyler için de söylenir.
Notas de Uso (Turkish)
Genellikle mideyle ilgili rahatsızlıklar ve gaz sonrası kullanılır. Bazen 'şişkin bütçe' gibi mecazi anlamda da kullanılabilir.
Ejemplos
My stomach feels bloated after eating too much.
Çok yemek yiyince midem **şişkin** hissediyor.
After drinking the soda, he was bloated and uncomfortable.
Gazoz içtikten sonra, **şişkin** ve rahatsızdı.
The fish looked bloated in the pond.
Göletteki balık **şişkin** görünüyordu.
I always get bloated whenever I eat beans.
Her fasulye yediğimde **şişkin** oluyorum.
By the end of the meeting, the project budget was looking pretty bloated.
Toplantının sonunda proje bütçesi oldukça **şişkin** görünüyordu.
"Ugh, I'm so bloated! Remind me not to eat pizza that late again," she groaned.
"Off, çok **şişkinim**! Bir daha bu kadar geç pizza yememe izin verme," diye inledi.