"blink" in Turkish
Definition
Gözleri hızlıca açıp kapamak anlamına gelir; ayrıca ışığın kısa süreli yanıp sönmesi anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
En çok gözler için kullanılır; ışıkların 'yanıp sönmesi' için de geçerlidir. 'In the blink of an eye' çok hızlı anlamında bir deyimdir.
Examples
He didn't blink during the scary movie.
Korku filmi izlerken hiç **göz kırpmadı**.
If dust gets in your eye, you will blink a lot.
Gözüne toz kaçarsa çok **göz kırp**arsın.
The light began to blink on and off.
Işık **yanıp sönmeye** başladı.
She blinked in surprise when she saw the gift.
Hediyeyi görünce şaşkınlıkla **göz kırptı**.
In the blink of an eye, the bus was gone.
Bir **göz açıp kapayıncaya kadar** otobüs gitmişti.
Don’t forget to blink if you stare at a screen for too long.
Uzun süre ekrana bakarsan **göz kırpmayı** unutma.