"bleeds" in Turkish
Definition
Bir yerden veya yaradan kan çıkması. Ayrıca mürekkep veya rengin yayılması anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle insanlar veya hayvanlar için, kan akarken kullanılır. Mürekkep ya da rengin yayılması anlamında da kullanılır. Çok küçük çizikler için kullanılmaz.
Examples
The cut on his finger bleeds a lot.
Parmağındaki kesik çok **kanıyor**.
My nose often bleeds in winter.
Kışın burnum sık sık **kanar**.
If your wound bleeds, cover it with a clean cloth.
Yaran **kanarsa**, üzerine temiz bir bez koy.
Sometimes, the ink in this pen bleeds through the paper.
Bazen bu kalemin mürekkebi kağıda **yayılır**.
When he sees blood, he bleeds easily because of his condition.
Durumundan dolayı, kan görünce kolayca **kanıyor**.
The colors on this shirt bleed when I wash it with hot water.
Bu gömlekteki renkler sıcak suda yıkayınca **yayılıyor**.