Type any word!

"blazing" in Turkish

kavurucualev alevşiddetli (his/hız)

Definition

Aşırı sıcak, çok parlak veya yoğun bir şeyi anlatır. Ateş, güneş ya da kuvvetli duygu ve hız için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Fazlasıyla vurgulamak için kullanılır; 'blazing sun', 'blazing fire', 'blazing speed' gibi ifadelerde geçer. Sıradan 'sıcak' veya 'parlak'tan daha yazınsal, canlıdır.

Examples

The blazing sun made it hard to walk outside.

**Kavurucu** güneş nedeniyle dışarıda yürümek zordu.

The house caught blazing fire last night.

Ev dün gece **alev alev** yandı.

He ran with blazing speed to catch the bus.

Otobüse yetişmek için **şiddetli** bir hızda koştu.

The desert felt like a blazing oven in the afternoon.

Çöl öğleden sonra **kavurucu** bir fırına benziyordu.

Her blazing anger surprised everyone in the room.

Onun **alev alev** öfkesi odadaki herkesi şaşırttı.

We sat by the blazing campfire, roasting marshmallows and telling stories.

**Alev alev** kamp ateşinin yanında oturup marshmallow kızartıp hikayeler anlattık.