"blackness" in Turkish
Definition
Hiç ışık olmayan veya tamamen siyah olan durum ya da siyah rengin kendisi.
Usage Notes (Turkish)
'blackness' ile genellikle 'of' ile birlikte ('the blackness of night') kullanılır; hem gerçek karanlık hem mecazi anlamda kullanılabilir.
Examples
Sometimes, the word 'hope' shines even in the greatest blackness.
Bazen 'hope' kelimesi en derin **karanlıkta** bile parlar.
The blackness of the night made it hard to see.
Gecenin **karanlığı** nedeniyle görmek zordu.
She could not escape the heavy blackness around her.
Etrafındaki yoğun **karanlıktan** kaçamadı.
The cave was filled with absolute blackness.
Mağara tam bir **karanlık**la dolmuştu.
After the lights went out, the room plunged into sudden blackness.
Işıklar sönünce oda aniden **karanlığa** gömüldü.
He stared into the deep blackness of the ocean at night.
O gece okyanusun derin **karanlığına** baktı.