"birthright" in Turkish
Definition
Bir kişinin sadece belli bir ailede veya grupta doğduğu için sahip olduğu hak ya da ayrıcalıktır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi ya da edebi ifadelerde kullanılır. Miras, asalet gibi doğuştan gelen ayrıcalıklar veya temel insan hakları için söylenir. Gündelik nesneler için kullanılmaz.
Examples
Inheritance was his birthright as the eldest son.
Miras, en büyük oğul olarak onun **doğuştan hakkı**ydı.
Education is every child’s birthright.
Eğitim, her çocuğun **doğuştan hakkıdır**.
She believed freedom was her birthright.
O, özgürlüğün kendi **doğuştan hakkı** olduğuna inanıyordu.
He felt angry when his birthright was taken away by his younger brother.
Küçük kardeşi onun **doğuştan hakkını** elinden alınca öfkelendi.
Don’t let anyone tell you that your dreams aren’t your birthright.
Kimsenin sana hayallerinin senin **doğuştan hakkın** olmadığını söylemesine izin verme.
Many people fight for what they believe is their birthright in society.
Birçok insan, toplumda kendi **doğuştan hakkı** olduğuna inandıkları şey için mücadele ediyor.