"biased" in Turkish
Definition
Bir kişiye veya duruma karşı adil olmayan şekilde olumlu ya da olumsuz eğilim göstermek.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi ve tarafsız ortamlarda geçer. 'biased towards/against' ve 'biased report' gibi ifadelerle kullanılır.
Examples
The judge cannot be biased in court.
Hakim mahkemede **önyargılı** olamaz.
Her opinion was biased because her friend was involved.
Arkadaşının dahil olması nedeniyle onun görüşü **taraflıydı**.
This article is biased towards one side.
Bu makale bir tarafa karşı **taraflı**.
I think the news report was pretty biased.
Bence haber raporu oldukça **taraflıydı**.
Don’t ask him for advice—he’s totally biased about this topic.
Ondan tavsiye isteme—bu konuda tamamen **önyargılı**.
It’s hard to find non-biased information online these days.
Günümüzde internette tarafsız ve **önyargısız** bilgi bulmak zor.