"bestowed" en Turkish
Definición
Bir onur, ödül veya özel bir şeyi resmi ve saygılı bir şekilde birine vermek.
Notas de Uso (Turkish)
Genellikle resmi ve edebi bir kullanımdır. 'bestowed upon'/'bestowed with' gibi ifadelerle birlikte onur, ödül veya unvan için kullanılır; gündelik hediyeler için kullanmayın.
Ejemplos
The king bestowed a medal on the hero.
Kral, kahramana bir madalya **verdi**.
She was bestowed with an honorary degree.
Kendisine fahri bir derece **verildi**.
The title of 'Sir' was bestowed upon him.
'Sir' unvanı ona **verildi**.
Generations of wisdom were bestowed upon her by her grandmother.
Nesiller boyu bilgelik ona büyükannesi tarafından **aktarılmıştı**.
He felt honored by the trust bestowed on him by the community.
Toplum tarafından kendisine **bahşedilen** güven ile onur duydu.
The scholarship was bestowed to help talented students achieve their dreams.
Burs, yetenekli öğrencilerin hayallerini gerçekleştirmesi için **verildi**.