"belittle" in Turkish
Definition
Birisi ya da bir şey hakkında, önemsiz veya değersizmiş gibi konuşmak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle olumsuz ve eleştirel bir tavırda kullanılır; 'birinin başarılarını küçümsemek', 'kendini küçümseme' ifadelerinde görülür. Fiziksel olarak küçültmek anlamına gelmez.
Examples
Please don't belittle my ideas in front of everyone.
Lütfen fikirlerimi herkesin önünde **küçümseme**.
You should never belittle other people's efforts.
Diğer insanların çabalarını asla **küçümsememelisin**.
His words were meant to belittle her achievements.
Onun sözleri, başarılarını **küçümsemek** içindi.
I didn't mean to belittle your feelings—I just wanted to help.
Duygularını **küçümsemek** istemedim—sadece yardımcı olmak istedim.
Sometimes parents belittle their kids without realizing it.
Bazen ebeveynler, farkında olmadan çocuklarını **küçümserler**.
If you constantly belittle yourself, people might start to believe it.
Eğer sürekli **kendini küçümsersen**, insanlar buna inanmaya başlayabilir.