"beholden" in Turkish
Definition
Birisi size iyilik yaptığında, ona karşı kendinizi minnettar veya borçlu hissetmeniz; yani karşılık verme zorunluluğu hissetmek.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi ve yazılı dilde, bir iyilik ya da yardım sonucu oluşan manevi borçluluğu ifade eder; maddi borç için kullanılmaz. 'Birine minnettar olmak' anlamındadır.
Examples
I am beholden to my teacher for all her help.
Öğretmenimin tüm yardımları için ona **minnettarım**.
He doesn't want to feel beholden to anyone.
Kimseye **minnettar** hissetmek istemiyor.
She felt beholden to her friend for lending her money.
Arkadaşı ona borç verdiği için ona **minnettar** hissetti.
Politicians should not be beholden to big corporations.
Siyasetçiler, büyük şirketlere karşı **minnettar** olmamalı.
You helped me so much; I truly feel beholden to you.
Bana çok yardımcı oldun; gerçekten sana **minnettarım**.
I'm not beholden to any particular group or interest.
Belirli bir grup veya çıkar çevresine **minnettar** değilim.