"beatnik" in Turkish
Definition
'Beatnik' ya da 'bitnik', 1950-60'larda geleneksel toplumu reddeden, yaratıcılığı ve sıradışı yaşam tarzını benimseyen kişilerdir.
Usage Notes (Turkish)
'Beatnik' terimi günümüzde daha çok tarihsel veya kültürel bağlamda, özellikle caz ve şiirle ilişkilendirilerek kullanılır; günümüzün sıradışı insanları için kullanılmaz.
Examples
The beatnik wore a black turtleneck and read poetry at the café.
**Beatnik** siyah boğazlı kazak giymişti ve kafede şiir okuyordu.
My uncle was a beatnik in the 1960s.
Amcam 1960'larda bir **beatnik**'ti.
The movie showed a group of young beatniks in New York.
Filmde New York'ta genç **beatnikler**den bir grup gösteriliyordu.
You can spot a beatnik by their messy hair and love for jazz.
Dağınık saçları ve caza olan sevgisiyle bir **beatnik** hemen anlaşılır.
Back then, being a beatnik meant questioning everything and living free.
O zamanlar **beatnik** olmak her şeyi sorgulamak ve özgür yaşamak demekti.
People called her a beatnik, but she just wanted to write poetry and travel the world.
İnsanlar ona **beatnik** diyordu ama o sadece şiir yazmak ve dünyayı gezmek istiyordu.