"barrier" in Turkish
Definition
Engel, hareketi, ilerlemeyi veya iletişimi durduran veya zorlaştıran şeydir. Hem fiziki bir nesne (duvar, çit gibi) hem de sorun veya kural anlamında kullanılabilir.
Usage Notes (Turkish)
Fiziksel ya da mecazi anlamlarda kullanılabilir: 'language barrier', 'trade barrier'. Genellikle 'remove', 'break', 'overcome' ile kullanılır. Bazen koruyucu anlamı da taşır. 'bar' (mekân ya da çubuk) ile karıştırmayın.
Examples
There is a barrier at the end of the road.
Yolun sonunda bir **engel** var.
The fence acts as a barrier between the two gardens.
Çit, iki bahçe arasında bir **engel** görevi görüyor.
A barrier stopped the car from entering the field.
Bir **engel** arabayı tarlaya girmekten alıkoydu.
Language can be a big barrier when traveling abroad.
Yurtdışına seyahat ederken dil büyük bir **engel** olabilir.
They worked hard to break down the barriers between teams.
Takımlar arasındaki **engelleri** aşmak için çok çalıştılar.
There are still some barriers to reaching an agreement.
Anlaşmaya ulaşmak için hâlâ bazı **engeller** var.