"barging" in Turkish
Definition
İzin almadan ya da kaba bir şekilde bir yere veya bir duruma aniden ve zorla girmek anlamına gelir; bazen birisinin konuşmasına davetsizce karışmayı da anlatır.
Usage Notes (Turkish)
En çok 'barging in' şeklinde ve samimi konuşmalarda kullanılır. İzin almadan kaba şekilde girmek ya da araya dalmak anlamındadır; nazik durumlar için uygun değildir.
Examples
He kept barging into my room without knocking.
Sürekli kapıyı çalmadan odamın içine **pat diye giriyordu**.
Stop barging in when we are talking.
Biz konuşurken **pat diye içeri dalmayı** bırak.
The dog kept barging through the door every time it saw a squirrel.
Köpek her sincap gördüğünde kapıdan **zorla dalıyordu**.
Sorry for barging in like this—I didn't mean to interrupt.
Böyle **pat diye girdiğim** için özür dilerim—rahatsız etmek istemedim.
You can't just go barging into meetings uninvited.
Davet edilmeden toplantılara **pat diye giremezsin**.
Kids love barging past each other to be first in line.
Çocuklar sırada ilk olmak için birbirlerini **ite kaka geçmeyi** severler.