"bale" in Turkish
Definition
Genellikle saman, pamuk veya kağıt gibi şeylerin taşımak veya depolamak için sıkıca sarılıp bağlanmış büyük demeti.
Usage Notes (Turkish)
Sıklıkla tarım ürünlerinde ('saman balyası', 'pamuk balyası') kullanılır. 'Bail' (kefalet) ile karıştırılmamalıdır. En yaygın kullanımı isimdir.
Examples
They loaded a bale of hay onto the truck.
Kamyonete bir **balya** saman yüklediler.
Each bale of cotton is very heavy.
Her bir pamuk **balya**sı çok ağırdır.
The farmer tied the straw into a bale.
Çiftçi samandan bir **balya** yaptı.
I nearly tripped over a bale of newspapers in the garage.
Garajda bir **balya** gazetenin üzerinden neredeyse düşüyordum.
They stacked bales as high as the barn roof.
**Balyalar**ı ahırın çatısı kadar üst üste dizdiler.
Could you help me lift this bale? It's heavier than it looks!
Bu **balya**yı kaldırmama yardım edebilir misin? Göründüğünden daha ağır!