"backwater" in Turkish
Definition
'Ücra köşe', yenilik ve gelişmelerden uzak, genellikle eski usul veya durgun kalan yerler için kullanılır. Ayrıca nehirde suyun akmadığı, durağan kalan bölümü de ifade edebilir.
Usage Notes (Turkish)
'Ücra köşe' biraz küçümseyici gelebilir ve genellikle ilerlemeden geri kalmış yerler için kullanılır. Aynı zamanda nehirdeki durağan su için de söylenebilir.
Examples
This town is a backwater with very few new businesses.
Bu kasaba tam bir **ücra köşe**, çok az yeni iş yeri var.
The river forms a quiet backwater where birds rest.
Nehir, kuşların dinlendiği sakin bir **durgun su** oluşturur.
Many young people leave the backwater to find jobs in the city.
Birçok genç, şehirde iş bulmak için **ücra köşe**yi terk ediyor.
That little village used to be a backwater, but now it's very popular with tourists.
O küçük köy eskiden bir **ücra köşe**ydi fakat şimdi turistlerin gözdesi oldu.
Sometimes I feel like living here is being stuck in a backwater—nothing ever changes.
Bazen burada yaşamak, **ücra köşe**de sıkışıp kalmak gibi hissettiriyor—hiçbir şey değişmiyor.
Their company operated like a backwater until new management took over.
Şirketleri, yeni yönetim gelene kadar tam bir **ücra köşe** gibi işliyordu.