"audible" in Turkish
Definition
Bir şey duyulabiliyorsa, sesi çok hafif veya kısık olsa bile işitilebilir demektir.
Usage Notes (Turkish)
'Duyulabilir' ifadesi daha çok teknik ya da resmi açıklamalarda kullanılır. 'barely audible', 'clearly audible', 'audible sigh' gibi kalıplarla sıkça karşılaşılır. 'Audio' kavramıyla karıştırmayın.
Examples
The music was barely audible from outside.
Müziğin sesi dışarıdan ancak **duyulabiliyordu**.
His voice was not audible over the noise.
Gürültüde onun sesi **duyulabilir** değildi.
There was an audible sigh of relief when the test ended.
Sınav bitince duyulan **duyulabilir** bir rahatlama iç çekişi vardı.
Could you make your answer a bit more audible?
Cevabınızı biraz daha **duyulabilir** yapabilir misiniz?
She spoke in an audible whisper so only her friend could hear.
Yalnızca arkadaşı duysun diye **duyulabilir** bir fısıltı ile konuştu.
There was an audible change in his tone at the end of the meeting.
Toplantının sonunda onun ses tonunda **duyulabilir** bir değişiklik oldu.