"assassinate" in Turkish
Definition
Genellikle siyasi veya dini sebeplerle, ünlü veya önemli bir kişiyi gizlice öldürmek.
Usage Notes (Turkish)
Sadece ünlü ya da önemli birini planlı ve gizli şekilde öldürmekte kullanılır; sıradan cinayetler için kullanılmaz. 'Assassinate a president' sıkça geçer.
Examples
They tried to assassinate the president.
Onlar cumhurbaşkanına **suikast yapmaya** çalıştı.
An enemy agent was sent to assassinate the leader.
Bir düşman ajanı lideri **suikast yapmak** için gönderildi.
He planned to assassinate the king during the parade.
Kralı geçit töreninde **suikast yapmak** için plan yaptı.
The plot to assassinate the ambassador was discovered just in time.
Büyükelçiye **suikast yapmak** için olan plan tam zamanında ortaya çıktı.
No one expected anyone would dare to assassinate such a popular leader.
Kimsenin bu kadar popüler bir lidere **suikast yapmaya** cesaret edeceği düşünülmemişti.
Rumors had spread that someone wanted to assassinate the prime minister.
Birinin başbakana **suikast yapmak** istediği dedikodusu yayılmıştı.