"argue" in Turkish
Definition
Biriyle kızgın veya hararetli şekilde konuşmak ya da bir şeyin doğru olduğunu savunmak. Hem tartışma hem de mantıklı bir şekilde savunma anlamında kullanılabilir.
Usage Notes (Turkish)
'argue with' (biriyle), 'argue about/over' (konu hakkında) olarak kullanılır. Akademik ortamda 'argue that...' görüş ileri sürmek anlamındadır, kavga değil. 'Discuss' daha sakin bir konuşmadır.
Examples
The two kids argue every day.
O iki çocuk her gün **tartışıyor**.
We argued about the bill last night.
Dün gece faturayı **tartıştık**.
She argues that the plan is too expensive.
O, planın çok pahalı olduğunu **savunuyor**.
I don't want to argue with you right now.
Şu anda seninle **tartışmak** istemiyorum.
They always argue over small things and then forget about it.
Onlar her zaman küçük şeyler için **tartışır** ve sonra unutur.
The article argues that remote work can improve productivity.
Makale, uzaktan çalışmanın verimliliği artırabileceğini **savunuyor**.