"apex" in Turkish
Definition
Bir şeyin en üst noktası veya tepe noktasıdır; yapıların, dağların veya başarının zirvesi olabilir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle bilimsel, akademik veya edebi bağlamlarda, resmi tonda kullanılır. 'apex predator' gibi ifadelerde rastlanır. Günlük konuşmada nadiren geçer.
Examples
The climbers reached the apex of the mountain at sunrise.
Dağcılar, güneş doğarken dağın **zirvesine** ulaştı.
A pyramid's apex is its tip at the top.
Bir piramidin **zirvesi**, tepe noktasındaki uç kısmıdır.
The lion is considered the apex predator in its habitat.
Aslan, yaşadığı ortamda **zirve** yırtıcı olarak kabul edilir.
His career hit its apex when he won the Nobel Prize.
Kariyerinin **zirvesine** Nobel Ödülü'nü aldığında ulaştı.
From the apex of the tower, the view was incredible.
Kulenin **zirvesinden** manzara inanılmazdı.
At its apex, the festival attracts thousands of people every year.
Festivalin **zirvesinde**, her yıl binlerce insanı çeker.