"anxious" in Turkish
Definition
Bir olay ya da sorun hakkında endişeli, huzursuz ya da gergin hissetmek. Bazen bir şeyin olmasını çok istemek anlamına da gelir (daha resmî bir kullanım).
Usage Notes (Turkish)
Genellikle endişe için kullanılır: 'anxious about...' gibi. Bir şeyi çok istemek anlamında resmi dille kullanılır; günlük konuşmada kafa karışıklığı olmaması için 'eager' tercih edilir.
Examples
I feel anxious before tests.
Sınavlardan önce **endişeli** hissediyorum.
She looks anxious about the interview.
O, mülakat hakkında **endişeli** görünüyor.
We are anxious to hear the news.
Haberi duymak için **endişeli** (sabırsız) bekliyoruz.
He got anxious when she didn't reply for hours.
O, saatlerce cevap gelmeyince **endişelendi**.
I'm a little anxious about starting a new job next week.
Önümüzdeki hafta yeni işe başlamak konusunda biraz **endişeliyim**.
Everyone was anxious for the final decision after the long meeting.
Uzun toplantıdan sonra herkes nihai karar için **endişeliydi**.