"anxiety" in Turkish
Definition
Yoğun endişe, gerginlik veya korku hissi; genellikle gelecekte olabilecek olaylarla ilgilidir. Geçici olabilir veya uzun süreli bir ruh sağlığı durumu olabilir.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik hayatta ve ruh sağlığında kullanılır. 'Kaygı', basit 'endişe'den daha güçlüdür. Sıkça 'sosyal kaygı', 'kaygı krizi', 'kaygı hissetmek', 'sınav kaygısı' gibi ifadelerle karşılaşılır.
Examples
He felt anxiety before the test.
Sınavdan önce **kaygı** hissetti.
Too much anxiety can make it hard to sleep.
Çok fazla **kaygı** uyumayı zorlaştırabilir.
She talked to her doctor about her anxiety.
Doktoruyla **kaygısı** hakkında konuştu.
My anxiety gets worse when I have to speak in front of a crowd.
Kalabalık önünde konuşmam gerektiğinde **kaygım** artıyor.
I didn't realize how much anxiety I was carrying until I finally took a break.
Nihayet ara verdiğimde, ne kadar **kaygı** taşıdığımı fark ettim.
For some people, anxiety shows up as stomach pain or a racing heart.
Bazı insanlarda **kaygı**, mide ağrısı veya çarpıntı olarak ortaya çıkabilir.