"amputate" in Turkish
Definition
Vücutta önemli derecede yaralanmış ya da hastalıklı bir uzvun cerrahi olarak kesilip alınması.
Usage Notes (Turkish)
Tıbbi ve resmî bir fiildir, genellikle kol, bacak, parmak gibi organlar için geçerlidir. 'His leg was amputated' ifadesi 'Bacağı ampüte edildi' anlamına gelir. İç organlar için kullanılmaz.
Examples
The doctor had to amputate his arm after the accident.
Doktor kazadan sonra kolunu **ampüte etmek** zorunda kaldı.
They decided to amputate the infected toe.
Enfekte parmağı **ampüte etmeye** karar verdiler.
If the injury is too serious, doctors may need to amputate.
Yaralanma çok ciddiyse, doktorların **ampüte etmesi** gerekebilir.
After days of trying to save the foot, they had no choice but to amputate.
Günlerce ayağı kurtarmaya çalıştıktan sonra, **ampüte etmekten** başka çare kalmadı.
His finger was so badly injured that it had to be amputated.
Parmağı o kadar kötü yaralandı ki **ampüte edilmesi** gerekti.
No one ever thinks they'll need to amputate a limb, but sometimes it's the only way to save a life.
Kimse bir uzvunu **ampüte etmek** zorunda kalacağını düşünmez, ancak bazen bir hayatı kurtarmanın tek yolu budur.