"altitude" in Turkish
Definition
Bir yerin deniz seviyesinden itibaren yüksekliği. Özellikle dağlar, uçaklar veya yerden çok yüksekte olan yerler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok teknik, bilimsel ve seyahat konularında kullanılır. 'High altitude', 'altitude sickness', 'altitude training' gibi kalıplarla sık geçer. Bina yüksekliği için 'height' kelimesi tercih edilir.
Examples
The plane is flying at an altitude of 10,000 meters.
Uçak 10.000 metre **irtifada** uçuyor.
Mount Everest has the highest altitude in the world.
Dünyanın en yüksek **irtifası** Everest Dağı'ndadır.
People can get sick at high altitudes.
Yüksek **irtifalarda** insanlar hasta olabilir.
I'm not used to exercising at this altitude—it's harder to breathe up here.
Bu **irtifada** egzersiz yapmaya alışık değilim—burada nefes almak daha zor.
She loves hiking in the mountains because of the cool air at high altitude.
Yüksek **irtifada** serin havayı sevdiği için dağda yürüyüş yapmayı çok seviyor.
Some athletes train at a higher altitude to improve their performance.
Bazı sporcular performanslarını artırmak için daha yüksek **irtifada** antrenman yapar.