"alas" in Turkish
Definition
Kötü bir şey olduğunda üzüntü, hayal kırıklığı veya pişmanlık belirtmek için kullanılan edebi ve eski bir ifadedir.
Usage Notes (Turkish)
'Ne yazık ki' ve 'maalesef' genellikle cümlenin başında kullanılır; günlük konuşmada dramatik ya da mizahi amaçla nadiren kullanılır.
Examples
Alas, it started raining before we could have our picnic.
**Ne yazık ki**, pikniğe başlamadan önce yağmur yağmaya başladı.
She tried her best but, alas, she did not win the prize.
Elinden geleni yaptı ama, **ne yazık ki**, ödülü kazanamadı.
Alas, there is nothing we can do to change the past.
**Ne yazık ki**, geçmişi değiştirmek için yapabileceğimiz bir şey yok.
I searched the whole house for my keys and, alas, they were in my pocket the entire time.
Tüm evi anahtarlarımı arayarak dolaştım ve, **ne yazık ki**, bütün süre boyunca cebimdeymiş.
He wanted to buy the car, but, alas, it was already sold.
Araba almak istedi ama, **ne yazık ki**, çoktan satılmıştı.
I hoped to stay longer, but duty calls and, alas, I must go now.
Daha uzun kalmak istedim ama görev çağırıyor ve **ne yazık ki**, şimdi gitmeliyim.