"alarming" in Turkish
Definition
Beklenmedik şekilde korku, endişe veya şok yaratan, tehlike sinyali veren bir durumu ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Bu kelime genellikle ciddi ve tehlikeli durumlar için kullanılır; 'alarming rate' veya 'alarming increase' gibi. Küçük kaygılar için uygun değildir ve aciliyet hissi verir.
Examples
The doctor saw an alarming change in his health.
Doktor, sağlığında **endişe verici** bir değişiklik gördü.
There was an alarming noise coming from the engine.
Motordan **ürkütücü** bir ses geliyordu.
The news about the storm was alarming.
Fırtınayla ilgili haberler **endişe vericiydi**.
It's alarming how quickly prices are rising this year.
Bu yıl fiyatların bu kadar hızlı artması gerçekten **endişe verici**.
The alarming increase in pollution needs urgent action.
Kirlilikteki **endişe verici** artış acil müdahale gerektirir.
Their silence was more alarming than any answer they could have given.
Onların sessizliği, verebilecekleri herhangi bir cevaptan daha **endişe vericiydi**.